>

Günde 15 yumurta yiyen Best Model

  Fotoğraf: Uzay Kişi Siz de bir Best Model vücuduna sahip olabilirsiniz...    Best Model Of The World seçilen Berk Atan, kusursuz fiziğiyle tüm erkeklerin kıskandığı, kadınlarınsa hayranlık duyduğu bir isim. Atan’ı  spor salonunda yakaladık ve neler yaptığını, nasıl beslendiğini sorduk...    Dünyanın en iyi modeli olmak ne hissettiriyor? 95 ülke içinde birinci oldum. Ülkeme birincilik getirdiğim için hem mutlu hem de gururluyum.    Bekliyor muydunuz birinciliği yoksa sürpriz mi oldu? Sonuçta diğer ülke birincileriyle yarıştım. Herkesin hedefi birincilikti. Benim de öyleydi tabii ki.    Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz? Oyunculuk eğitimi almaya başlamıştım zaten, o devam ediyor. Televizyon sektöründe kalıcı olmak istiyorum.       Bir dizide mi göreceğiz sizi? Evet, inşallah.    Başrol takıntınız var mı? Bir işe nasıl başlarsanız öyle gider. O yüzden başrol önemli.    ‘Fiziğim hep düzgündü, sporla içiçeydim’   Karşılıklı oynamak istediğiniz kadın oyuncu kim? Özellikle yeni başlayan oyuncular için en önemli şey karşısındaki partner. O ne kadar iyi oynarsa, açığını o kadar kapatır. Sonuçta bir acemilik dönemim olacak. Bu nedenle iyi oyuncu oldukları için Beren Saat ve Hazal Kaya ile oynamak isterim.    Erkekler fiziğinizle ilgili sorular soruyor mu size? Evet. Ne yiyorsun, ne içiyorsun gibi pek çok soru soruyorlar... Anlıyorum onları çünkü ben de spora başlamadan önce vücudu iyi olan abilere özenirdim, hep onlara sorular sorardım. Hiç şişman olduğunuz bir dönem olmadı mı? Fiziği...

UYKU BOZUKLUĞU OKULU ETKİLİYOR

    Gece uykusunda oksijenin vücuda yeterli girmemesi sonucu beyinde oluşan zararın öğrenme, kavrama ve algılamayı olumsuz etkileyeceği, bu nedenle çocuğun derste başarısız olabileceği bildirildi.   Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akkaya, yaptığı açıklamada, uyku solunumu bozukluğunun horlama, uykuda nefesin durması, gündüz aşırı uykulu hal gibi 3 ana belirtisi bulunduğunu söyledi.   Uyku bozukluklarının her yaştan insanda görülebileceğine dikkati çeken Akkaya, hastalığa ortaokul ve lisede eğitim gören çocuklarda da rastlanabileceğini anlattı. Uyku bozukluğu olan çocuklarda genellikle baş ağrısı, sabah geç uyanma veya hiç uyanamama ile gündüz yorgunluk gibi belirtiler görülebileceğini vurgulayan Akkaya, bu tarz çocukların devamlı yorgun gezdiklerini, zihinlerini toparlayamadıklarını, zekalarını kullanamama ve hafıza noksanlığı gibi bilinçsel sıkıntılara sahip olduğunu kaydetti.   Bu durumun çocuğun hayatına sınavlarda başarılı olamama, derslerde algılama bozukluğu, yetersiz öğrenme olarak yansıyacağını dile getiren Akkaya, ''Bu çocuklar derslerde genellikle uyur. Bu nedenle dersi tam olarak algılayamazlar. Bu da sonuç olarak çocuğun başarısız olmasına yol açar. Üniversite sınavı gibi 3 saat boyunca bütün zihinsel fonksiyonları ve kapasitesini ortaya koymak zorunda olduğunuz bir sınavda, uykunun çok iyi alınmış olması gerekir. Uykuda solunum bozukluğu olan çocuklar, mutlaka bu yönden araştırılmalıdır'' diye konuştu.   Sorun uyku laboratuvarlarında tespit ediliyor   Uyku sırasında vücuda yeterli oksijenin girmemesinin beyin, kalp gibi hayati orga...

AİLE HEKİMLİĞİ TUTTU, BEBEK ÖLÜMLERİ YÜZDE 41 AZALDI

  Sağlık Bakanlığı'nın, son yıllarda başta aile hekimliği olmak üzere, anne ve bebek ölümlerini izleme çalışmaları olumlu sonuçlarını göstermeye başladı.   Bakanlığın bu çalışmaları sonucu anne ve bebek ölümleri oranları dünya ortalamalarına çekildi. Anne ölüm oranları 2010 yılında 15,5'e düştü, bebeklerde ise rakam 2008'den bu yana yüzde 41 oranında azaldı. Bakanlık verilerine göre, 2008'de bebek ölümleri binde 12 iken, 2011'de bu rakam binde 7,7'ye geriledi.   Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2011 yılı sonu itibariyle 6 bin 502 aile sağlığı merkezinde 20 bin 162, toplum sağlığı merkezlerinde 2 bin 537 olmak üzere toplam 22 bin 753 hekim görev yapıyor. Bir hekime ortalama 3 bin 696 hasta düşüyor. Bakanlığın 2023 hedefi ise 2 bin kişiye bir aile hekiminin hizmet vermesi. Aile hekimliği ile birlikte kuruluşların tercihi, tüm muayeneler içinde 2002 yılında yüzde 36'dan 2011 yılında yüzde 40'a çıktı.    İki yıl önce uygulamaya konulan aile hekimliği çalışmaları olumlu sonuçlarını göstermeye başladı. 2008 yılında yüz binde 19,4 olan anne ölüm hızı, sonraki yıl 18,4'e geriledi. Aile hekimliğinin hayata geçtiği 2010 yılında ise oran 16,4 oldu. Anne ölüm hızı geçtiğimiz yıl yüz binde 15,5'e kadar geriledi. Bebek ölüm oranlarında da 2008'den bu yana önemli oranda azalmalar yaşandı. Bakanlık verilerine göre, 2008 yılında binde 12,1 olan bebek ölüm hızı, sonraki yıl 10,2'ye, 2010 yılında 7,8'e, 2011 yılında ise 7,7 olarak belirlendi.   Aile hekimlerinin performans değerlendirmesinin, anne-bebek ölüm hızındaki düşüşü belirleyen en önemli unsur olduğu belirtiliyor. Aile Hek...