>

Altın Ejderha’nın deli mutfağı

  Dot bu sezon dikkat çeken projelere imzasını atıyor. Yeni oyunu Altın Ejderha’da oyuncular restoran mutfağından hayatın karmaşasını yansıtmaya çalışacak.    oland Schimmelpfennig’in geçen yıl Almanya’da ‘yılın oyunu’ seçilen metni Altın Ejderha, Dot Tiyatrosu tarafından sahnede. Oyun, Çin-Thai-Vietnam lokantası olan Altın Ejderha’da geçiyor. Mutfakta Uzak Doğulu aşçılar durmadan yemek pişiriyor. Aralarındaki en genç çocuk kaçak olarak çalışıyor. Oturma izni olmayan Çinli çocuğun diş ağrısı tutuyor ve olaylar başlıyor. Çekilen diş çorbanın içine girip lokantanın müşterilerinden birine ulaşıyor. Ve bir dizi talihsiz olayla birbirinden farklı insanlar tanışmaya başlıyor. Balkondaki yaşlı adam ve torunu, çatı katındaki genç çift, bir kadın ve erkek arkadaşı, komşu bakkal...    Hepsinin öyküleri birbiriyle bağlantılı. Herkes hayatından farklı bir şey bekliyor, herkes başka biri olmak istiyor, herkes Altın Ejderha’da yemek yemeye devam ediyor.   Oyun seyircisine farklı bir bakış açısı sağlıyor. Oyuncular, roller,  anlık değişimler sizin de koltuklarınızda heyecan yaşamanıza neden oluyor. Ayrıca Dot’un uzun zaman sonra ki en matrak oyunlarından biri. Oyunun yönetmen koltuğunda, yıllar önce ‘Kürklü Merkür’de yardımcı yöntemen ve dramaturg olarak karşımıza çıkan bir isim Serkan Salihoğlu. Oyuncular Deniz Türkali, Köksal Engür, Ece Dizdar, Enis Arıkan, Saim Karakale. Altın Ejderha, Ocak sonuna kadar Maçka G-Mall sahnesinde olacak.   Bu gençlere dikkat!     Geçtiğimiz hafta The Sofa Hotel’de özel bir müzayede gerçekleşti. Beyaz Çağdaş Gençler Müzay...

Anna KarenIna, C vitamini ve bazı başka şeyler

  İstanbul’un en soğuk ve yağmurlu gecelerinden birinde beni Ataşehir’e tek bir filmin galası götürebilirdi: Anna Karenina. Joe Wright’ın yönetmenlik koltuğuna oturduğu, Keira Knightley, Aaron Taylor-Johnson ve Jude Law’un edebiyatın gelmiş geçmiş en ünlü aşk üçgeninde buluştuğu filmin her karesi eve asılacak tablo niteliğinde. Knightley, Chanel’in yüzü olduğundan mı yoksa sanat yönetmeni Fransız markayı Rus aristokrasisine yakıştırdığından mı, çok haklı bir sebepten saç/makyaj ve mücavherde Coco’nun izlerini görüyoruz. Sinemasal ahkamlar kesecek değilim, Knightley’nin kusurlu güzelliğini heykelleştiren o makyaja dönmek istiyorum. Elmacık kemikleri, kalın ve doğal kaşlar yine başrolde. Bu kalın kaş mevzusu dönemi simgelemiyor aslında. Usta fırçasıyla harikalar yaratan Ivana Primorac bir röportajda modern Karenina makyajını şöyle anlatıyor: “Referans aldığımız tüm tablolarda kadınların kaşları incecikti ve kusursuz şekilde alınmıştı. Keira’nın gür kaşlarını makyajın tek aykırı parçası olarak kullanmaya karar verdim ve bu sebeple dağınıklıklarını iyice belirleme ihtiyacı duydum.”    Yüzdeki makyajsız derinliği kazanmak   Peki bu ‘makyajsız makyajı’ biz nasıl yapacağız? Primorac, İngiliz Vogue’a açıklıyor: “Filmdeki tüm oyuncuların cilt rengini değiştirdik. Keira’nın beyaz cildi koyulmalı, zeytine doğru gitmeliydi. Kendimize ışığı iyi yansıtacak, varlığını belli etmeyecek, hafif ama etkili bazlar bulmamız gerekiyordu. Chanel Vitalumiere Aqua ve Vitalumiere Creme fondötenleri karıştırdım. Le Blanc De Chanel’i de oyuncuların yüzlerindeki bazı bölgeleri aydınlatmak için kullandım.”  Keira Knightley’nin hafifçe koyulaşmış göz &...

Atatürk yaşasaydı bu otomobili kullanırdı

  Otomobil tasarımının dünyaca ünlü Türk dahisi Uğur Şahin, çizimleri 2’nci Dünya Savaşı’nda kaybolan Rolls Royce Phantom’u baştan yarattı.  Alfa Romeo C12 GTS’si ve Ferrari Dino’suyla otomobil dünyasında gözleri üzerine çeviren 'Turco Romeo' lakaplı Uğur Şahin, 2 yıl üzerinde çalıştığı Rolls Royce Jonckheere Aerodynamic Coupe II’yi tasarlarken Atatürk’ü düşündüğünü söylüyor. Bu işin eğitimini almasına rağmen otomobil dünyasında bir anda parlayan Şahin, tasarladığı Rolls Royce’un detaylarını anlatırken heyecanını gizleyemiyor.  77 yıllık çizgide devrim “Rolls Royce için yaptığım bu tasarım aslında diğerlerinden oldukça farklı. Çünkü genel olarak spor arabalar tasarlıyorum. Bu proje benim için gerçekten çok heyecan vericiydi. Otomobilin ve markanın tarihine sadık kalarak dikkatli bir tasarım ortaya çıkarmalıydım. Çünkü aracın modern dizayn elementlerini hesaba katarak yeni bir versiyonunu yaratmamı istediler.” ‘Atatürk’ü hayal ettim’ “Otomobili dijital ortamda Anıtkabir’in önüne yerleştirerek sunmak benim fikrimdi. Büyük bir Atatürk sevgisiyle büyüdüm. Bugün yaşıyor olsa bu Rolls Royce’un onun kullanacağı otomobil olacağını düşünürek çalıştım. İki yıl bu tasarım üzerindeydim. Zaman baskısı yaratmamaları bir sanatçıya özgürlük veriyor ki, bana üç ay verselerdi ortaya bu sonuç çıkmazdı.”  ‘Izgara ve kapı önemli’ “En önemli anahtar detaylarından biri aracın muazzam büyüklüğüydü. Bu küçük bir a...

Baba neden daha önce ölmedin?

  Pınar Tarcan Fotoğraf: Uzay Kişi Sarsıcı bir hikaye, bir hastane odasında gerçekleşen aile içi yüzleşmeler ve hikayeyi sürpriz açılımlara sürükleyen bir son. Krek’in son oyunu ‘Babamın Cesetleri’ni oyuncularıyla konuştuk    Yolu Filistin’den Ruanda’ya, Bosna’ya kısaca nerede kan varsa oraya düşen, hayatından bir sürü ceset geçen ünlü bir foto muhabiri ölüm döşeğinde. Küçük oğlu (Öner Erkan) haykırarak soruyor “Baba neden daha önce ölmedin? Bosna’da Filistin’de niye ölmedin?” Berkun Oya’nın yazıp yönettiği son oyun izleyicisiyle buluştu. Berkun Oya özgün tarzıyla insan ilişkilerini oyunlarına tiyatroda farklılık yaratarak yansıtıyor biliyoruz. Bu oyunda ise aynı zamanda çok da sinematografik kokan bir hikâye, çetrefilli bir aile dramının tam ortasına alıyor izleyiciyi.  Bir hastane odası, ölümü beklenen bir baba, iki erkek kardeş, bir gelin ve hikâyenin düğüm noktası 6 yaşlarındaki kız torun… Yönetmen hikâyeyi olabildiğine uzun tutmuş, izleyicinin sabrını zorladığı bir iki sahne dışında gayet uzun aksa da duygusal ağırlığıyla bir hayli sarsıcı. Sahnede de izleyicilerde de bol gözyaşı var.    Korkularıyla yüzleşen bir aile    Oyundan önce ‘Babamın Cesetleri’ oyuncularıyla bir araya geldik. Hikâye ve karakterler kadar oyuncular da ilginç. Oyunun sürpriz çıkışları nedeniyle onları ‘Katil uşak’ dedirtmeden konuşturmak biraz zor oldu. Babalıkla mesleği arasında gidip gelen ana karakteri oynayan Şerif Oral, lisede öğretmeninin “Senden fizikçi olmaz” deyişine inat Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde bul...

Bir yılda 37 milyon kutu antidepresan kullanıyoruz

  - Türkiye’de her dört kişiden biri depresyonda.  - Bir yılda tam 37 milyon kutu antidepresan tüketildi. Son dokuz yılda ise antidepresan kullanımı yüzde 160 artarak rekor kırdı. - Gelişmiş ülkelerde depresyon oranı yüzde 30, Türkiye’de de yüzde 20-25’ler oranında olduğu tahmin ediliyor. Artan depresyonun temel nedeni stres.   Konu yeni değil. Antidepresanlar piyasaya çıktığından bu yana etkili mi, değil mi ya da yan etkileri yararlarından çok mudur? Tartışması sürüyor. Ancak, Türkiye için bu tartışmalara bir de gereksiz kullanım ekleniyor. Nitekim, Antalya’da Psikofarmakoloji Derneği tarafından düzenlenen Tedavi Güncellemesi- 2012 toplantısında konuşan Prof. Dr. Nazan Aydın, son yıllarda özellikle kamuoyunda ve bazı bilim çevrelerinde psikiyatri ilaçlarının gereksiz kullanımına ve antidepresan tüketiminin artışına dair endişelerin dile getirildiğini belirtti.       İlaçlar kullanıldığı soruna göre kalıcı etkili olabilir   Konuya ilişkin konuşan Prof. Dr. Doğan Şahin, “Antidepresan tedavileri kalıcı çözümler sunuyor mu?” sorumuzu yanıtlarken, “Antidepresan tedavileri farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Bunların bir kısmı uzun süre, bazıları kısa süreli etki eder. Mesela orgazmı geciktirici yan etkileri dolayısıyla erken boşalma tedavisinde kullanıldığında, ilacın kesilmesiyle sorun hiç tedavi olmamış gibi geri gelebiliyor. Depresyon konusunda ise; bazı kişilerin depresyonu döngüseldir, mesela her bahar depresyona girer. Bu kişilerde de koruyucu tedavi uygulanmazsa ilaç kesilince depresyon yeniden çıkabilir. Bazılarının depresyonu ise yaşamış oldukları strese bağlıdır. Bu kişilerde ilaç kesildiğinde, tekrar önemli bir sıkıntı yaşamadıkça, yeni...

Brad Pitt ilk kez kiralık katil

  Kibarca Öldürmek (Killing Them Softly) GERİLİM  Y: Andrew Dominik O: Brad Pitt, James Gandolfini, Richard Jenkins, Ray Liotta Yapım: 2012 ABD, 97 dk. Yerel bir çetenin yönettiği, büyük paraların döndüğü bir poker oyununda ciddi bir soygun yapılır. Failler kendisini akıllı zanneden ama aslında geride bir sürü iz bırakan üç adamdır. Bunun üzerine çete, Jackie Cogan’ı görevlendirir. Kiralık bir katil olan Jackie’nin “kibarlığı” ise yöntemindedir. Brad Pitt’in kariyerinde ilk kez kiralık katil rolünde yer aldığı film, George V. Higgins’in “Cogan’s Trade” adlı romanından uyarlandı. Eleştirmenler filmi izleme nedenini şöyle açıklıyor, “Brad Pitt’in kiralık katil rolündeki performansı tam Oscar’lık. Pitt, pilot gözlükleri, geriye taranmış saçları ve havalı tavırları ile doğal bir karizmaya sahip.” Kadınların bekarlığa vedasına davetlisiniz Bekarlığa Veda (Bachelorette) KOMEDİ Y: Leslye Headland O: Kirsten Dunst, Isla Fisher, Lizzy Caplan, James Marsden  Yapım: 2012 ABD, 94 dk. Regan, Gena, Katie zamanında lisede Becky’ye çok çektirmiş üç kendini beğenmiş kızdır. Aradan yıllar geçer, bir zamanlar şişman ve çirkin olan Becky yakışıklı Dale ile dünya evine girmeye hazırlanır. Kendilerini kariyere ve başka şeylere adayan üç kadın ise henüz bekardır. Becky kendi halinde eğleneceği, abartısız bir bekarlığa veda partisi hayal ederken, ipleri eline alan üçlü ona unutamayacağı bir gece yaşatır. Usta bir nişancının sil baştan hayatı  Jack Reacher AKSİYON Y: Christopher McQuarrie  O: Tom Cruise, Rosamund Pike, Richard Jenkins, Werner Herzog, Robert Duvall Yapım: 2012 ABD, 130 dk. Lee Child’in “One Sh...

Dört yıl bir katil titizliğinde çalıştım'

    Gırnatacı adlı ilk kitabıyla büyük beğeni toplayan hatta “İlk Roman Yarışması”nı kazanan Ercüment Cengiz, “Evrensel bir hikaye yazdım” diyor. Cengiz aynı zamanda bir doktor.    Son dönemin en çok konuşulan kitaplarından biri, “Gırnatacı”...    Sultan II. Abülhamid dönemi İstanbul’undan Chicago’ya, 1890’lardan 1950’lere uzanan, Ermeni meselesinden evlilik kurumuna birçok konuya değinen bir roman... Okurken insana klarnetin hüzünlü melodilerini hissettiren dili, akıcılığı ve sağlam matematiği ile dikkat çekiyor... Everest Yayınları’nın bu yıl 7’ncisini düzenlediği “İlk Roman Yarışması” ödülü de Gırnatacı’nın yazarı Ercüment Cengiz’e verildi. Bir “ilk roman” olmasına rağmen, edebiyat çevrelerinden övgüler alıyor...   Türk-Amerikan ortak yapımıyla filme çekilmesi ve İngilizceye çevrilmesi gündemde... Bu başarılı romanın yazarı bir tıp doktoru.  Edebiyatla tanışıklığı, çocukluğunda rahmetli babasının her akşam Ahmet Hamdi Tanpınar’dan pasajlar okumasıyla başlamış. İlerleyen yıllarda bu ilgisine müzik ve sinema da dahil olmuş.  Başarılı bir fen öğrencisi olan Cengiz, meslek olarak tıp alanını seçse de ne edebiyattan vazgeçmiş ne de müzikten.  Aşık olduğu mesleğini sürdürürken, kendi ifadesiyle bir “katil titizliğinde” çalışmış... Dört yılın sonunda “hiç bitmese” dedirten romanı ortaya çıkmış.    Gırnatacı Osman’ın yolculuğu...   II. Abdülhamit’in emriyle Chicago’ya musiki heyetiyle birlikte gönderilen gırnatacı Osman, ardında sevgilisini bırakarak gidiyor yeni kıtaya. Er...

Dr. Yasemin Bradley Beypazarı alternatif bir yılbaşı seçeneği

  Turizm denince aklımıza hep ne geliyor?.. Deniz-kumsal-güneş üçlüsü veya kayak... Bunları sunan şehirler hep favori! Oysa ülkemizde doğusuyla batısıyla, İç Anadolu’suyla gizli kalmış bir sürü hazine var. İşte Beypazarı da onlardan biri. Üstelik ülke turizmine çok büyük katkısı olan ilçelerimizden. Geçtiğimiz hafta sonu Beypazarı’ndayım, müthiş keyif aldım. En kısa zamanda tekrar gitmeye kararlıyım. Kışın İstanbul’un gri, depresif havasından sıkılanlara ilaç gibi gelecek bir yer Beypazarı... Nasıl gidersiniz? * Ankaraya’ya bağlı ilçe, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alıyor. * Aracınızla gitmek isterseniz; Ankara'nın 98 km. batısında, İstanbul’a 320 km. uzaklıkta. Eski Ankara-İstanbul yolu üzerinde. İstanbul’a uzaklığı arabayla 4 saat. Yollar çok güzel ve rahat gidiliyor. Ancak kar lastiği takmadan yola çıkmayın. Malum mevsim kış.  Tarihten notlar...  * Beypazarı ilçesine ilk çağda Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, daha sonra da Anadolu Selçuklu ve Osmanlılar egemen olmuş. * Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunan Beypazarı’nın ilk adı Lagania; yani “Kaya Doruğu Ülkesi”  * Osmanlı döneminde askeri sistemin bel kemiğini oluşturan Tımarlı Sipahi Merkezleri’nden biriymiş. Yöredeki Sipahi Beyi’ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna dayanılarak Beğ Bazarı diye adlandırılmış. Evliya Çelebi de Seyahatnamesi’nde Beypazarı’nın ne güzel, bereketli, gezilesi bir yer olduğunu vurguluyor. Bunları yapmadan ayrılmayın Hıdırlık Tepesi’ne çıkın! İlçenin en yüksek noktası burası. Şöyle ilçeye bir ku...

Eurovision saçmalığına devam

  Geçtiğimiz yıllarda ‘Eurovision Şarkı Yarışması’na kim gidecek, niye o kişi gidecek, hangi şarkıyla gidecek, şarkı Türkçe mi, İngilizce mi olacak’ saçmalıkları yaşamıştık. TRT bu yıl Eurovision’a katılmama kararı aldı saçmalama ama yine tüm hızıyla devam ediyor. Alınan karardan memnun olanlar var. Puanlamada oyun oynanıp hakkımızın yenildiği iddia ediliyor. Meğer yarışmada komplo teorisi üretmek için bunca yıl fırsat kolluyormuşuz. Ben Eurovison’a katılmamamız konusunda verilen kararı hiç desteklemiyorum.  Bu yarışmayı her zaman gereğinden fazla ciddiye aldık. İstediğimiz sonucu alamayınca ‘şike var’ havasına yattık. Ama önemli olan canım Türkiyem’in medeni bir ülke olarak Avrupa’da ve dünya çapında kendini göstermesi. Dünya Futbol Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları’na talibiz ama Eurovision’da yokuz. Böyle bir saçmalık olabilir mi?  Eurovision’a katılmanın bize turizm açısında da müthiş yararı var. Ne yani şimdi “biz küstük oynamıyoruz’’ deyince çok mu iyi olacak?   Siz bu satırları okuyorsanız...      * Dünyanın sonu gelmedi. Palavralara inanıp Şirince’ye sığınmaya gidenler maddi ve manevi büyük kazık yemiştir... * Tarihi şaşırdık, günü, ayı, seneyi karıştırdık diyen şaklabanlar ortaya fırlamıştır... * Hasta yatağında klasik müzik dinleyen Müslüm Baba, kendine gelmiş ve arabesk özüne dönmüştür... * “Vartayı atlatık hayat çok kısa şu fani dünyada kaçırmadığım şey kalmasın bari’’ diye düşünen Fazıl Say, Arabesk müzik dinliyordur... * Rekabetteki psikolojik üstünlüğün Galatasaray’a geçtiği iddialarına &l...

Güzellik yarışması içimdeki çocuğun hayaliydi

  - Miss Turkey üçüncü güzeli İlknur Melis Durası güzel olduğu kadar zeki biri... O bir mühendis hem de genetik mühendisi. Kendisiyle hem yarışmayı hem de kariyer planlarını konuştuk...   Türkiye üçüncü güzeli seçildin. Senin en dikkat çeken noktan bilimle alakalı olman herhalde...   Sabancı Üniversitesi’nde Genetik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Şimdi de master ve hastalıklar üzerine araştırmalar yapıyorum. Genetiğe ve bilime düşkünlüğüm var.   Güzellik yarışmasına olan merak nereden çıktı?   İçimdeki çocuğun hayaliydi. Çocukluktan beri her sene izlerdim ve “Acaba bu tacı alabilecek miyim” diye hayal kurardım. Aileme ilk söylediğimde küçüktüm, “Üniversiteyi kazan ve eğitimini tamamla, ondan sonra” demişlerdi. Üniversiteyi bitirince hayalimin yarım kalmaması için başvurdum ve denedim. Neticede güzel oldu.   Yarışmadan memnun kaldın mı?   40 yıllık bir kamp süresi vardı. Kavgasız ve gürültüsüz geçti. Çok şey öğrendik. Benim daha önce bulunmadığım bir ortamdı. Daha önce voleybol oynuyordum. Takım olarak deplasmanlara gidiyorduk. Fenerbahçe’deydim. Üniversiteye başlayınca bırakmak zorunda kaldım.   Nasıl bir gelecek planlıyorsun kendinle ilgili?   Mesleğimi severek seçtim. Hatta aşığım gibi... Onu devam ettirip akademisyenlik istiyorum. Güzellik yarışması ise hayatın tadı tuzu gibi. Bilim kadınlığında araştırma yapmanız ve odaklanmanız lazım. Devamlı böyle olunca içinize kapanırsınız. Onu bir yerden açmak lazım. Bu, yarışma olunca güzel oldu.   Genetik mühendisi ne yapar? &nbs...

Hafta sonu ne yapalım?

  Mekan   Martı Istanbul Hotel, ilk yılbaşını eğlence ve gurme lezzetlerle birleştirilmiş zengin programları ile karşılıyor. Yeni yıl akşamını çocukları ile birlikte geçirmek isteyen misafirleri için de özel hizmetler veriyor. Çocuklar için dekore edilmiş; oyuncaklar, deneyimli dadılar ve özel uyku odalarının bulunduğu güzel bir atmosfer sunuluyor.   Moda   Batik, payetli ceketler, altın renkli gömlekler, kırmızı taytlar, pullu etekler ve ışıltılı aksesuarlarla 2013 yılına şık girmenizi sağlıyor. Özellikle yılbaşı gecesi her zevke uygun zengin tasarımlardan oluşan koleksiyonlar, kırmızı, siyah ve gold rengin hakimiyetinde... Yılan baskılı tulum ve pantolonlar, ışıltılı aksesuarlar, kırmızı taytlar, glamour tarzı portföy çantalar yeni yılın olmazsa olmazları listesinde...   Sergi   Türkiye’nin ilk özel müzesi olarak kapılarını açan Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, Osmanlı dönemi işlemelerinden oluşan bu çok değerli koleksiyonunu ‘El Emeği Göz Nuru’ adlı sergide sanatseverlerle buluşturuyor. Osmanlı’nın 300 yıllık kıyafetleri sunuluyor.   Hediye   Birkenstock küçük büyük herkesin yeni yıla neşeli adımlarla girmesini sağlayacak birbirinden güzel hediye seçenekleri sunuyor. Mickey, Minnie, Pluto, Şimşek McQueen ve arkadaşları gibi lisanslı Disney karakter baskıları ile başta çocuklar olmak üzere herkesi büyülüyor.    Oyun   Yılbaşı partilerine özel olarak Monopoly Türkiye, Tabu, Cranium, Trivial Pursuit, Upwords, Pictureka ve Jenga Plus oyunları 31 Aralık’a kadar yüzde 20 indirimde!   Konser   Babylon ve Babylon Lounge bu gece senenin son çılgın Club Bangkok gecesine ev s...

Hem yılbaşı hediyesi hem yardım kampanyası

  Kurumları yılbaşı öncesi bir stres kaplar; “müşterilerimize, diğer şirketlere ne hediye göndersek?” diye.  Ne netameli bir iştir bu. Her şeyden önce gönderilecek hediye özensiz bir seçim izlenimi vermemelidir; zarif ve şık olmalıdır ve tabii fiyatı da kabul edilebilir... Zira pahalı hediyeler rüşvet hissi uyandırabilir. Malum hediye fiyatlarının sınırı Meclis’te bile tartışma konusu oldu. Hediyeler bir başka firmanın, hele hele rakip firmanın hediyeleriyle de aynı olmamalı. Kurumu yansıtmalı, özel ve tabii ki kullanışlı olmalı. Yani paketten çıkar çıkmaz çöpe gitmemeli. Üzerinde bir kurumun logosunun olduğu cüzdanı kim kullanmak ister! Gerçekten zor iş... Bu yüzden de pek çok kurum bu işi artık adet yerini bulsun diye yapıyor. Ve birçok takvim, ajanda, kalem, obje, cüzdan hiçbir etki yapmadan etrafa dağıtılıyor. Yazık! Hele hele kurumların yılbaşı hediyelerine ayırdıkları bütçeleri düşündükçe, daha da yazık! Keşke bu paralar ihtiyacı olanlara bağışlansa... Ama işte o zaman da hediye göndermeyen cimri daha da kötüsü zor durumda olan bir kurum imajı verirsiniz ki, bu da olmaz. İşte Cube İstanbul Başkanı Ceren Kumbasar, bu iki sorunu birleştirerek harika bir çözüm yaratmış.  Nasıl mı? Geçen yıl Cube İstanbul olarak, müşterilerine, şirketlere hediye göndermek yerine Anadolu’da yardıma ihtiyacı olan çocuklara ayakkabı, kitap seti, mont vs. göndermiş. Ve bu çocukların kendi el yazıları ile yazdıkları mektup ya da hediyeleri ile çekilmiş fotoğrafları da müşterilerine... Şöyle de bir not düşmüşler; “Hediyeniz bu gülümseyen yüz ve gözler. Sizinle olan güzel ilişkilerimiz sayesinde bu yıl bir çocuğu mutlu ettik, umarız yeni yılda...

Limonlu tatlılar sindirimi kolaylaştırır

  Yılbaşı sofrasının başrol oyuncuları    Yılbaşı geleneğinin en önemli ritüeli büyük ve güzel masalar... Elio Restoran’ın ünlü şefi Batuhan Piatti’nin yılbaşı için tercihi ise klasik masalardan yana... Masalarınız için yılbaşına özgü el yapımı masa örtüleri kullanmak gerekiyor. Dekorasyon için sıkça tercih edilen mumlar ise Piatti’ye göre gereksiz: “Masalarda o kadar güzel yemekler olmalı ki başka süse gerek kalmamalı. Ailece yılbaşlarında İtalyan geleneklerine göre bir masa kurduğumuz için mönüde her zaman tortellini, lazanya, rosto veya tavuk olurdu. Sizin için de bu bir alternatif olabilir. Birkaç çeşit de tatlı olması gerekiyor. Mesela başlangıç için mönüye yaşadığınız yöreye uygun bir çorba eklemelisiniz. Dekorasyon olarak ise haşlanmış birçok sebzeyi büyük tabaklarda masaya yerleştirebilirsiniz.”    Tabak ve bardakları oldukça sade seçin   Yılbaşı masanın en önemli enstrümanı seçeceğiniz tabaklar ve bardaklar. Piatti, kullanılacak tabakların hiçbir zaman fazla süslü olmaması gerektiğini, içindeki yemeklerin zaten dekorasyonun kendisini oluşturduğunu belirtiyor. Yılbaşına özel olarak kenarlarında altın yaldızlar olan bembeyaz tabakları tercih etmelisiniz. İçki bardaklarını da fonksiyonel seçin. Bardaklar transparan olmalı ve içindeki şarabı görmelisiniz.        Şarap hafiften yoğuna doğru gitmeli   Ünlü şef, bu özel gece için en uygun içkinin şarap olduğunu söylüyor ve sıralamayı şöyle yapıyor: “Şarap alkol oranı hafiften ağıra göre olmalı. Başlangıç olarak kesinlikle köpükl&uu...

Önemli mücadeleler dönüşümler savaşlar yılı...

  2012’nin son günlerini yaşarken gökyüzünde de epey değişiklik olacak ve bu durum bizim hayatlarımızda önemli değişimlere imza atacak. 2013 yılında Satürn akrep burcuna iyice yerleşerek hayatlarımızda bazı konularda önemli mücadeleler, dönüşümler, savaşlar yaşamamıza neden olacak...    KOÇLAR:   Maddi konularda zorlanacaksınız   Aşk: Koçlar son iki buçuk yıldır ilişkileriyle ilgili çok fazla testten geçti. Var olan ilişkiler ya sağlamlaştı ya da dağıldı gitti. Satürn’ün yedinci evdeki bu ziyareti esnasında ikili ilişkilerle ilgili daha fazla sorumluluk almaları gereken bir dönemdi ama aynı zamanda oldukça zordu. Kimileri bu transitle evlendi kimileri ayrıldı. 2013’te bu zorlu sınav bitti. En azından ilişkilerle ilgili olan kısmını geride bıraktılar diyebiliriz.    Para: Bu sene odak noktaları ve zorlanacakları alan maddi konular olacak. Bir süredir, özellikle bir iki aydır eşin veya partnerin maddi olanaklarında kısıtlanmalar başlamış olabilir. Veya evlilik sonrası mal paylaşımıyla ilgili zorlanmalar yaşayabilirsiniz. Satürn burada sizi maddi anlamda zorlayacak ve borçlarınız ve ödemelerinizle ilgili sizi daha dikkatli olmaya yönlendirecek.    BOĞA:   Aşk: Boğalar ekim ayında çok önemli bir zamana başlangıç yaptı. Satürn akrebe giriş yaparak yedinci eve yerleşti. Tutulmalarında burada olacağını hesaba katarsak boğaların hayatlarında alışık oldukları pek çok şeyin değişmeye başladığınız söyleyebiliriz. Bu dönem yaklaşık iki buçuk yıl sürecek ve partnerleriyle ilgili önemli gelişmeler yaşayacaklar. İlişkileri ciddileşebilir veya daha fazla uzatmanın anlamı olmadığına kanaat getirilerek bitebilir. Bu dönemde partnerine bakış a&ccedi...

Partilerde pırıltılı olun

  Bu yıl nasıl geçti? Güzel ve hareketliydi. Senenin sonunda büyük bir heyecan yaşadım. Avusturya’nın en yüksek kültür nişanına layık görüldüm. Bu nişan Avusturya’nın sanatçılarına veriliyor. Sanat ve yaptığınız yaratıcılıktan dolayı...    İki kültür arasında elçilik yaptın... Otomatikman bana böyle bir misyon yüklendi. Bu misyondan da tabii ki mutlu oldum. Sanatçı ruhlu birisiyim gittiğim yerlerden ilham alırım, değişik kültürler beni çok etkiler. Uçaklarda koleksiyonumu tamamlarım.    Almanya ve Viyana’da Türk kültürünü temsil eden biri oldum. Aynı zamanda onların kültürünü de temsil ettim. Bu oradaki insanlarımıza moral oluyor. Uyum politikaları için de... Rol model insanlar olmasından onlar da mutluluk duyuyor. Oradaki Türklerin adapte olmasında da yardımcı oluyor.   Avusturya’da okumuş olmandan  mı bu yakınlık? Ben Alman Lisesi’ni bitirdim sonra da üniversite için Avusturya’ya gittim. Viyana’da başladım kariyerime. Viyana’daki belediye başkanına metroda rastlayıp, ondan yardım istedim. İlk defilemi o destekledi. Oranın ünlü sanatçıları, kraliyet aile mensupları kıyafetlerimi giymeye başladı. Ardından Almanya, Milano ve New York...       Türk erkeği beş yıldır jilet gibi giyiniyor   Mart ayında 2014 kış koleksiyonunuzu göstereceksin... İstanbul Fashion Week’te göstereceğim koleksiyonumu. İstanbul Fashion Week’i en iyi yere taşımak için çaba göstermek için orada yer almaya karar verdim. Daha çok yeni bizler de destekleyecegiz ki dünyada duyulsun, bir yerlere gelsin. Ben bu şehri çok seviyorum ve elimden geleni hep yapt...

Sanat dünyası Miami Art Basel’deydi

  Maya Portakal Dünya sanatının kalbi geçen hafta Miami’de attı.  Dünya sanatının kalbi geçen hafta Miami’de attı. Bu yıl gidemediğim Art Basel Miami’yi sevgili babam Raffi Portakal’dan dinledim, çektiği fotoğraflar ve videolardan izledim. Öylesi bir sahne ki Art Basel Miami; dünya jet setinin de bir rolü var, sokak sanatçısının da... 6-9 Aralık arasında 11’incisi gerçekleşen bu 5 günlük “sanat resitaline” 31 ülkeden tam 260 galeri katıldı. Fuarla birlikte bir başka kimliğe büründü Miami... Ana fuarın dışında iki düzine kadar sanat sergisi daha vardı. Caddeler halka açık heykellerle donatıldı (Bunlardan bir tanesi King-Kong büyüklüğündeki siyah köpek heykeliydi). Sinemalarda video gösterileri, müzelerde şovlar, sokaklarda devasa grafittiler boy gösterdi. Geceleri Hollywood yıldızları Demi Moore, Kanye West, Will Ferrell ve Kim Kardashian’ın katıldığı danslı partiler yapıldı. Oteller de sanat yarışında! Oteller, W South Beach başta olmak üzere sanatçılarla ve sanat eserleriyle yakın temas içinde. W Hotel sizi girişte, lobisinde Damien Hirst, Andy Warhol, Jean-Michel Basquiat’nın dev eserleriyle karşılayıp, büyülüyor ve içine çekiyor. Bu tip oteller sahip oldukları eserlerle müşterilerini etkilemek ve farklılıklarını göstermek için adeta yarışıyor. Bu konuda oldukça iddialılar. Artık bir klasik haline gelmiş Hotel Delano, kendisi gibi Philip Starck imzası taşıyan ve tasarımcının sahibi olduğu yeni Hotel SLS ile bu anlamda da bir yarış içerisinde... 2.5 milyarlık satış yapıldı Bu yıl 65 bin kişi gezmiş Miami Art Basel’i (geçen yıl bu rakam 50 bin idi) ve bu kapsamda açılan 17’den fazla sanat fuarları arasında Scope, Pulse, Na...

Şimdi alışveriş zamanı

  Yeni bir yıla sayılı günler kala sevdiklerinize sürpriz hediyeler almanın da tam vakti  Yılbaşı gecesinin şıkı olmak isteyenlere, ünlü markalar indirimleri ile seçenekler sunuyor. Alışverişte gözden kaçırmamanız gereken markalar... Erkek şıklığının adresi Hatemoğlu’nda 2013 kış sezonunda, 18 yaş üzeri her erkeğin tarzına hitap eden koleksiyonlar da yok yok. Birbirinden şık kıyafetler, şimdi yılbaşına özel fiyatlarla hatemoğlu mağazalarında. Koleksiyonunun farklılığı ise günlük giysilerdeki, kırmızı, bordo ve kiremit renkleri ile grilerle bejler, birbirinden şık kombinasyonlar oluşturuyor. Dekorasyonda dikkat çekenler Mudo City’ler yeni yılda sürprizlerle dolu dünyasına davet ediyor. Mudo Concept’ten çerçeveler ve mumluklardan özel desenli mücevher kutularına, radyolardan pratik kişisel aksesuarlara, mug’lardan rengarenk saatlere yeni yılın ışıltısını yansıtan objeler ile en farklı hediye sizin olsun. Papyon geri döndü Stili ile herkesi kendine hayran bırakan kadınlar için de birbirinden şık hediye alternatifleri Sarar mağazalarında. 2013 yılının moda renkleriyle yaratılan papyonlar, fark yaratan bir hediye alternatifi olarak öne çıkıyor. Gömlekler ve ipek kravatlar ise yeni yılda karizmatik beylere şık bir sürpriz yapmak isteyenleri bekliyor.  Rengarenk saatler Arıkan tarafından design edilen; yenilikçi tasarımlara imza atan i-watch yeni yılda; konsept saatlere yepyeni, dinamik ve eğlenceli bir bakış açısı getiriyor. Mocha, Colorful, Nero ve Lino koleksiyonları ile yeniyılda gençlerin çok seveceği tasarımlar sunan markanın, yeni reklam kampanyası da eğlenceli. i-watch saatler sevdiklerini mutlu etmek için yılbaşında mükemmel bir hediye seçeneği. Işık saçan parçalar adL, yılbaşı s...

Şöhret umrumda değil

    Banu Duran Fotoğraf: Uzay Kişi Oyuncu Müjde Uzman, 1 Ocak’ta yayınlanmaya başlayacak olan 20 Dakika dizisinde “Umut” karakterine hayat verecek. Daha önce Muhteşem Yüzyıl, Bir Çocuk Sevdim gibi çok ses getiren yapımlarda rol alan Uzman, “Bir gün işler umduğum gibi gitmezse ticarete atılırım” diyor.    Elite Model Look... 2001 Elite Model Look birincisiyim. Ancak o yarışmaya niye girdim bilmiyorum. Ne oyuncu olmak ne de model olmak gibi hayallerim yoktu benim. Küçükken veteriner olmak istiyordum...   Oyunculuk yolculuğu...İki yıl modellik ve mankenlik yaptıktan sonra sıkıldım. Kendimi geliştiremiyormuşum gibi geldi. Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. Bir dönem Dream TV’de VJ’lik yaptım.        Tekliflere rağmen eğitimim yok diye dizilerde oynamak istemiyordum. 2008’de Paramparça Aşklar dizisinde rol alınca hoşuma gitti. Tecrübe edindikçe işin zorluğunun ve öneminin farkına vardım. Geçen yıl rol aldığım Muhteşem Yüzyıl dizisinden sonra “Evet, oyuncu olacağım” dedim.   20 dakika dizisi... 20 dakika dizisinde adım Umut, lakabım ise Kuzgun. Bayağı aksiyonu bol bir rol. Eşi hapise girince İlker Aksum’a yardımcı oluyorum.  Zor bir çocukluk geçirmiş, insan sarrafı, çok becerikli, elinden her iş gelen bir kız Umut. Babası profesyonel bir hırsız. Babasıyla ciddi ailevi sorunlar yaşamış ve babasıyla ilişiği kesilmiş. Yıllar sonra yolları yeniden kesişiyor.   Gelecek planları...  Kariyer olarak oyunculuk düşünmüyorum. Psikoloji master’ı yapacağım. Eğer işler umduğum gibi gitmezse ticaret de yapabilirim   Aşk... Zor ve seçiciyim. En nefret ettiğim erkek tipi, korkak ve sö...