>

GEBELİKTE KAFEİNE DİKKAT!

  Uzmanlar, anne ve doğacak bebeğin sağlığının büyük ölçüde etkilendiği gebelik döneminde bol su tüketiminin hem anne hem bebek açısından çok faydalı olduğuna işaret ederken, asitli ve kafeinli içeceklere karşı ise hamileleri uyardı.   Diyetisyen Tuba Örnek, “Kafein bebeğin kanına geçer. Alınan orta düzeyde kafein anne adayında çarpıntı ve benzeri yakınmalar yaratmasa da bebeğin kalp atımlarında ve solunumunda belirgin artışa neden olabilir” dedi.   Diyetisyen Tuba Örnek, gebelik döneminde vücudun artan en önemli besin ihtiyaçlarının demir, kalsiyum, folik asit, B12 vitamini ve su olduğuna dikkat çekerken, gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınmasının, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi, annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olduğunu belirtti. Gebelikte bol su tüketiminin hem anne hem bebek açısından çok faydalı olduğunu söyleyen Örnek, “Anne adayı günde yaklaşık 2 - 3 litre kadar su içmelidir. Bu yaklaşık olarak 10-12 bardak civarındadır. Yanınızda pet şişe taşırsanız gün içerisinde hiç fark etmeden bol miktarda su içtiğinizi görebilirsiniz” diye konuştu.   Omega 3 yağ asitlerinin anne karnındaki bebeğin beyin oluşumu ve gelişimiyle  görmeyi sağlayan retina ile sinir sisteminin gelişimi aşamalarında önemli rol oynadığını anlatan Örnek, “Omega 3 ler açısından en zengin besin maddeleri balıklardır. Ceviz ve semizotu da Omega 3 içerir. Balık tüketilemiyorsa doktor ve diyetisyenin önerdiği balık hapı tabletlerinin de kullanabilir” dedi.   -“KALKMADAN ÖNCE NİŞASTALI ÜRÜNLER TÜKETİLMELİ”-   Anne adaylarının birçoğunun öze...

Yanlış Kozmetikler Güzelliğinizi Çalmasın!

  Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; günümüzde kadınlar kadar artık erkeklerin de vazgeçilmezleri arasına giren kozmetik ürünlerde doğru seçimin çok önemli olduğunu vurgulayarak, yanlış kozmetik seçimiyle ilgili uyarılarda bulundu: GÜNLÜK YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZİ: Kozmetik ürünler; kişinin dış görünümünü güzelleştirmek için harici uygulanan ürünler olup, günlük yaşamımızın ayrılmaz parçası durumuna gelmiştir. Başlangıçta sadece kişinin ruh halini düzeltmek amacıyla üretilmiş olsalar da, son yıllarda cildimizde oluşabilecek zararları onarmayı ve cildin yaşlanma belirtilerini geciktirmeyi hedefleyen ürünler bulunmaktadır. KATKI MADDELİ ÜRÜNLER: İçinde çok sayıda hammadde ve katkı maddesi yer alan kozmetikler genel olarak güvenilirdirler. Ancak ürünlere bağlı istenmeyen yan etkiler de olabilir. Etkilerin bir kısmı ürün kullanımından hemen sonra gelişir, bir kısmı da kullanımından uzun süre sonra başlar. Bu sebepten dolayı kişinin geçmişte kullanmış olduğu bir kozmetiğe karşı sonradan reaksiyon gösterebilmesi mümkündür. İSTENMEYEN YAN ETKİLER: Kozmetiklerden kaynaklanan istenmeyen etkiler; kozmetik tahammülsüzlüğü, ciltte hassasiyet, egzama, akne, deride renk değişikliği, kullanılan bölgede görülen yan etkiler ya da çok nadiren ürünün kana geçmesinden kaynaklanan sistemik yan etkiler şeklinde özetlenebilir. KOZMETİK TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ: Kozmetik tahammülsüzlüğü; ciltte yanma, batma, sızlama ve gerginlik gibi bulgularla kendini gösterir. Kozmetik ürünün her uygulanmasından sonra şikayetler belirir ve bazen dayanılmaz bir hal...

Sinüzit Şikayetleri Kışın Artıyor

  Dünyada ve ülkemizde çok sayıda insanı etkileyen ve yaygın bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkan “Sinüzit” özellikle kış aylarında hayatı kabusa çevirebiliyor. Rinoest Klinik’ten Op. Dr. Coşkun Şanverdi, sinüzit’in; burun ve kemik – kıkırdak gibi yapısal nedenlerden, sigara dumanı, soğuk algınlığı, alerji, kirli ve kuru hava gibi çevresel faktörlerden ve bağışıklık problemi ve astım gibi doğuştan gelen nedenlerden kaynaklanabildiğini belirtiyor. Sinüzit Nasıl Oluşur? Sinüslerin buruna açıldığı kanallar tıkanır. Tıkanan kanallar, sinüslerin ürettiği salgıların, sinüs içine hapsolmasına neden olur. Sinüsün içi kendi ürettiği salgılarla dolar. Bunun sonucunda mikropların üremesi için uygun bir ortam oluşur. Kısa zamanda çok sayıda bakteri oluşur ve sinüzit meydana gelir. Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehlikeli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır. Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir.   Belirtileri nelerdir? ·         Bir haftadan fazla devam eden nezlelerin büyük çoğunluğu sinüzit göstergesidir. ·         Erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürük en çok gözlemlenen belirtileridir. ·         Çocuklarda ise huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı kusma olabilir. ·         Tüm yaş gruplarında kısmen daha az rastlanan belirtiler;...

Selülitten Kurtulmak İçin 37 Yöntem

  Kadınların özellikle yaz aylarında korkulu rüyası olan selülitten kurtulmak, yaz ayına girmeden alınacak küçük önlemlerle mümkün. Bağ dokusu iltihabı olarak da bilinen tıptaki adıyla ''hidrolipodistrofi'' yani selülit, 37 altın önerinin yaşam biçimi haline dönüştürülmesiyle önlenebiliyor. Genellikle estetiksel bir sorun gibi algılanan selülit bilinenin aksine, oluştuğu bölgede kan dolaşımını engellediği için varis, damar tıkanıklığı, kronik ağrılar, kan dolaşımı bozukluğuna bağlı cilt hastalıklarına yol açan, kas ve kemik dokusunun kanlanmasını neden olan bir hastalık çeşidi.   Selülitten kurtulmanın 37 yolunu anlatan Dr. Nihat Dik, selülitin deri altı dokuda biriken yağ olduğunu, bu yağ dokusuna bağlı olarak da bölgede sıvı biriktiğini, biriken sıvıların o bölgede dolaşımı yavaşlattığı için daha fazla yağ birikmesine yol açtığını ve kısır döngüye girildiğini söylüyor.   Dik, selülitin, ''hidro'' (su), ''lipo'' (yağ), ''distrofi'' (görüntü bozukluğu) kelimelerinin birleşiminden oluşan tıptaki adının ''hidrolipodistrofi'' olduğunu belirtti. Gözle görülen selülit dokusunun, sırf yağ nedeniyle girintili-çıkıntılı bir görünüm ortaya çıkarmadığını anlatan Dik, dokudaki yağ hücrelerinin suyu çekip tamamen suyla şişip dolaşımı bozması nedeniyle selülitin oluştuğunu ifade etti.   Selülit dört evreden oluşur   ''Görünüm düzgün ve girinti-çıkıntı yoksa, tamamen pürüzsüzse, bu selülitsiz bir cilttir ve evre sıfır olarak tanımlanır. Elinizin arasında sıktığınız dokuda düzensizlik var, ayaktayken yoksa ...

Sağlıklı Saçın Formülü

  Saçların cansız görünüşü, saç tellerinin incelmesi ve saç dökülmesi problemleri her üç kadından birinin hayatının bir bölümünde şikayetçi olduğu sorunlardır. Oysa ki saç bakımı ile ilgili doğru ve yanlışları bilirseniz, baş döndürücü saçlara sahip olabilirsiniz! Transmed Saç & Kozmetik Cerrahi Kliniği Medikal Direktörü Dr. Melike Külahçı, saç dökülmesini tetikleyen unsurlar ile etkileyici ve sağlıklı saçlara ulaşmak için ipuçlarını bizlerle paylaştı. Saç sağlığınız için bu önerilere dikkat! Doğru saç yıkama teknikleri Saç tarama, yıkama ve kurutma teknikleri en az saç bakım ürünlerinin seçimi kadar önemlidir. Yıkanmadan önce saçlarınızı iyice tarayarak karışıklıkları açmalısınız. Bu şekilde, yıkama sonrası ıslak saçınızın taranması sırasında oluşacak hasarları en aza indirmiş olursunuz. Ayrıca ısı da saça ciddi hasarlar verebilmektedir. Bu nedenle yıkanırken kullandığınız suyun ılık olmasına dikkat edin. Eğer kafa deriniz yağlı ama saç telleriniz kuru ise, duru suyla saçlarınızı iyice yıkadıktan sonra şampuanı yalnızca yağlı bölgelere uygulayın. Durulama sırasında saç telleri kirlerden yeterince arınacaktır. Saçınız uzunsa onları yukarı doğru katlayıp yıkamanız gereksiz karışıklıklara ve hasara neden olabilir; bu yüzden olabildiğince doğal dökümü koruyarak yıkama yapmalısınız. Sıcak fönle saç kurutmak son derece zararlıdır. Eğer saçlarınızı kurutmadan rahat edemiyorsanız, saçlarınızı havluyla mümkün olduğu kadar kurulayın. Böylece kurutma süresini kısaltmış olursunuz. Saçlarınızı daima serin ya da ılık fön ısıları ile kurutmalısınız. Saçlarınızı...

PASİF İÇİCİLİK KULAK ENFEKSİYONU RİSKİNİ ARTIRIYOR

  İrlanda’da yapılan bir araştırmaya göre sigara dumanına yoğun bir şekilde maruz kalan çocukların orta kulak iltihabına yakalanma riskleri çok daha yüksek.  Araştırmacılar, sigara dumanındaki nikotin ve diğer toksinleri, direk olarak orta kulak iltihabına yakalanma riskini artıran faktörler olarak tanımlıyorlar.      Sigara içilen evlerde yaşayan çocukların kulak enfeksiyonlarına yakalanma riski artıyor.   İrlanda’da yapılan bir araştırmaya göre sigara dumanına yoğun bir şekilde maruz kalan çocukların orta kulak iltihabına yakalanma riskleri çok daha yüksek.  Araştırmacılar, sigara dumanındaki nikotin ve diğer toksinleri, direk olarak orta kulak iltihabına yakalanma riskini artıran faktörler olarak tanımlıyorlar.   Özellikle sigara içilen evlerde yaşayan çocukların çok daha büyük risk altında olduğunun altını çizen araştırmacılar, orta kulak iltihaplarının tedavisi için dünya genelinde, yıllık 3-5 milyar dolar arasında bir harcama yapıldığını sözlerine ekliyorlar.     Pasif içicilik kulak enfeksiyonu riskini artırıyor  ...

Organik Ürünlerle Beslenme

  Teknolojinin gelişmesi ile birlikte yaşam biçimimiz de değişti. İşlerimiz, evlerimiz, hareketlerimiz ve beslenmemiz. Bu değişim ne yazık ki her zaman olumlu yönde değil. Bu yüzden uzmanlar doğala dönüşün gerekli ve önemli olduğunu belirtiyorlar. Organik tarımla başlayan, organik ürünlerin kullanım sıklığı ve çeşidi bugün neredeyse yaşamın her alanında karşımıza çıkıyor. Elmadan ruja, bebek bezinden yer temizleme sıvısına, oyuncaktan deterjana, bebek giysisinden temizleme mendiline, mobilyadan kreme, çikolatadan meyve suyuna… ürün çeşitliliği o kadar arttı ki bazen şaşırtıyor. Aslında şaşırmamak gerek doğadan gelen her ürünün organiği olabilir yeter ki üretim şartlarına uyulsun ve gerekli sertifikasyonu alsın.   Neden organik? Organik besinler, organik tarım yöntemleri kullanılarak üretilen besinlerdir. Son yıllarda gerek tarım ilaçlarının gerekse gübrelerin bilinçsizce kullanımı, bitkisel üretimde artışın yanında kalitesiz ve insan  sağlığını tehdit edecek ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dolayısıyla yoğun girdi kullanılmaması nedeniyle çevrenin korunmasını ve sağlıklı beslenmenin desteklenmesini amaçlayan organik besinleri, tercih etmelisiniz. Yoğun olarak yaşanan sanayileşme ve kentleşme olgusu, nüfus yoğunluğunun ağırlıklı olarak kentlere kaymasına, mevcut tarım alanlarınınsa sanayi arazilerine ve yapılaşmaya ayrılmasına neden olmuştur. Tarım nüfusu ve tarım alanlarının azalmasına rağmen, artan dünya nüfusunun ihtiyacını karşılamak için tarımsal üretimde, birim alanda en kısa sürede mümkün olan en fazla verimi elde etmek amacıyla, tohum, kimyasal koruyucu ve kimyasal gübre, kimyasal zirai mücadele ilaçları gibi kimyasallardan yararlanma yoluna gidilmiştir. Bazı tarım alanların...

ONÜÇ ALTIN ÖĞÜT

  Çocukların bedenen, zihnen ve ruhen sağlıklı olabilmesi için ilk bir yaştaki bakım ve beslenmenin en temel noktadır. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Coşkun, annelerin işine yarayacak bakım önerileriyle ilgili bilgi verdi.    Her şeyden önce doğru bebek bakımıyla ilgili olarak bilgilenin. Her bebeğin gelişimi aynı değildir bu yüzden bebeğinizi diğer bebeklerle kıyaslamayın. Beslenmesi konusunda ısrarcı olmayın; 3N-1N kuralını uygulayın; ne, nerede ve ne zaman yiyeceğine siz, ama ne kadar yiyeceğine o karar versin! En önemlisi de ona her zaman sevgiyle yaklaşın.   •    DOĞRU BEBEK BAKIMINI ÖĞRENİN: Çocuğumuzun bedenen, zihnen ve ruhen sağlıklı olabilmesi için ilk bir yaşta bakım ve beslenmesi çok önemlidir. Bu sorumluluk ise tamamen anne ve babaya aittir. Bebeğinizin ileride sağlıklı bir çocuk olmasını istiyorsanız, öncelikle doğru bebek bakımı konusunda bilgilenin.   •    MUTLU BEBEĞİN TEMELİ SEVGİ: İlk bir yaşta çocuğun ruhsal durumu, sizin ruhsal durumunuzu yansıtır. Siz mutluysanız çocuğunuz mutlu, siz sinirliyseniz çocuğunuz da sinirli olur. Çocuk bakımında temel nokta; anne-baba ya da bakıcının güler yüzlü, rahat ve hoşgörülü olmasıdır. Sürekli çocukla yumuşak ve tatlı tatlı konuşmak gerekir. Ani tepkiler vermek çocuğu ürkütüp şaşırtır. Gelişebilecek her durum karşısında mümkün olduğunca soğukkanlı davranmak gerekir.   •    BAŞKA BEBEKLERLE KIYASLAMAYIN: Her bebeğin gelişimi aynı değildir. Mesela bazı bebekler onuncu ayında yürümeye başlarken, bazı bebekler on ikinci ayında yürür. Ya da bazı bebekler erken konuşmaya başlarken, bazı bebekler daha geç konuşur. Bu tip gelişimler bebekler ...

Okulda Ne Yediğini Takip Edin

  Çocukluk dönemindeki beslenme büyüme ve sağlıklı gelişim açısından büyük önem taşımakta. Okul öncesi dönemde ev içinde çocuğun beslenmesini kontrol altında tutan anne babalar, okulların açılması ile birlikte bu kontrolü kaybedebiliyorlar. Çocuk abur cuburla karnını doyurma yolunu seçerken, kahvaltı da etmiyorsa önemli besin kayıpları yaşayabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “okul döneminde sağlıklı beslenme” hakkında bilgi veriyor. Çocuğunuzun kahvaltıyı geçiştirmesine izin vermeyin Okul çağı başta fiziksel büyüme ve gelişmenin arttığı, kemik oluşumunun hızlandığı, yaşam boyu sürecek davranışların kazanıldığı, beslenmeye bağlı ortaya çıkabilecek bazı kronik hastalıkların temelinin atıldığı bir dönemdir. Okula giden çocuklar için altın öğün kahvaltıdır. Güne zinde bir şekilde başlamak ve gün içerisinde yapılan faaliyetlerde; anlamak, algılamak, anımsamak ve verimli bir şekilde çalışmak için kahvaltının önemi çok büyüktür. Aynı zamanda çocuklarda görülebilecek bazı hastalıkların kontrolünü sağlamada da kahvaltının önemi oldukça fazladır. Kahvaltının olmazsa olmazları Süt, peynir, yumurta çocukların büyüme ve gelişmesinde en iyi kalite proteinleri içeren besinlerdir. Yağlı tohumlardan ceviz kahvaltılarda olması gereken, içeriğindeki yağ asitleri ile beyin gelişimine yardımcı bir besindir. Pekmez, bal, fındık ezmesi veya reçel de çocukların günlük enerjilerine katkıda bulunabilecek karbonhidratlı besinlerdir. Anemi oluşumunu önler, konsantrasyonu artırırlar. Sabah kahvaltısında içecek olarak ya...

Nohutu Leblebi Olarak Tüketin

  Kuru fasulyeden sonra pilavın en yakın dostu nohutun aslında leblebi şeklinde tüketildiğinde de çok yararlı olduğunu biliyor muydunuz? Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu nohut hakkında şu bilgileri veriyor: En çok protein, kalsiyum, çinko, magnezyum, demir mineralleri içeren tahıllardandır. Nohut tanelerinin dış kısımları, yüksek miktarda kalp damar sağlığını koruyan, kolesterol düşüren ve özellikle kan şekerini düzenleyen posa içerir. Özellikle kalp damar sağlığı problemi yaşayanlar ve diyabet hastalarının sofrasından eksik etmemesi gerekir. İç kısımları nişasta içerdiği halde dış kısımlarının posalı olması nişastanın kana karışmasını yavaşlatarak sağlıklı beslenmeye yardımcı olur. Doymamış yağ asitleri içerir. Dış kabuğu sindirilemeyen posalar (fitat ve tanenler) içerdiği için kalsiyum ve demir emilimi düşüktür. Doğru pişirilir, yeterli miktarda ıslatılırsa fitat ve tanenlerin etkisi kaybolarak demir ve kalsiyum bağlayıcı etkisini kaybeder. B ve E vitaminlerinden çok zengin olmasına rağmen; B 12 için ciddi bir kaynak değildir. Leblebi şeklinde tüketilmelidir. Etli ya da etsiz yemekleri yapılabilir. En yüksek proteinden yararlanıldığı şekli, diğer tahıllarla birlikte pişirildiğindedir. Pişirirken oda ısısında 8 saat ıslatılmalıdır. Sıcak suyla ıslatırsanız bu süre kısalır. Islatma suyunda şişince dış kabukları ayrıldığı için gaz yapma etkisini kaybeder. Baklagilleri çiğ tüketmeye çalışırsanız emilimini engelleyen enzimler nedeniyle gaz problemi yaşayabilirsiniz. İyi pişirmeyle bu özelliği gider. Çok yüksek ısıda uzun süre pişirirseniz protein kayıpları olur. Kesinlikle pişirme suyunu atmayın. B grubu vitaminler ve mineral kaybına neden olur.   ...

Kışın Evde Yapılabilecek El Bakımı

  Kışın soğuk rüzgarlar, don, kuru hava gibi faktörlerden elleri korumak zordur. Bu şartlara maruz kalan eller kurur, çatlar ve pul pul görünmeye başlar. Evoria.com; yumuşacık ellere sahip olmak isteyen kadınlar için, pratik bakım önerilerini açıklıyor... Papatya, sandal ağacı, fındık yağı, hindistan cevizi içerikli el kremlerini kullanın Ellerinize kendi kendinize bakım yapmak için 50 ml gülsuyu içine, 1 çay kaşığı gliserin ekleyin. Ellerinize uygulayın ve yarım saat bekleyin. Sonra ılık su ile yıkayın. Eğer ellerinizin karardığını düşünüyorsanız, cilt renginizi açmak için biraz limon suyu ilave edebilirsiniz. Evde uzun uzun uğraşmak istemezseniz, çözüm, el kremleri. Evoria.com elleriniz için papatya, sandal ağacı, fındık yağı, hindistan cevizi içerikli el kremlerini kullanmanın daha iyi sonuç vereceğinin altını çiziyor. Kaloriferli evlerde, peteklerin üstüne bir tas su koyarak evin havasını nemlendirmeniz de elinizin ve tüm cildinizin kurumasını engeller. Banyodan sonra ellerinize ekstra bakım uygulayın Özellikle banyo sonrası ellerinizi şımartmak için en uygun zamanlar. Banyodan çıkar çıkmaz ellerinizi kremlemeyi unutmayın. Eller için hazırlanmış özel kremlerle masaj yaparak, hem yumuşamasını sağlayıp, hem kan akışını düzenleyebilirsiniz. Yağlar ile nem kazandırabilirsiniz. Cilt hala nemliyken, vücut losyonu ve kremler uygulamak, nemin cilde nüfus etmesini kolaylaştıracaktır. Banyo sonrası en ideal yağlar ise susam tohumu yağı ve saf badem yağıdır. Sabun içermeyen duş jeli kullanın Evoria.com, kış aylarında sabun içermeyen duş jelleri kullanmanın önemli olduğunu söylüyor. Çünkü sabun cildi çabuk kurutur. Hafif gliserin içeren sabun kullanabilirsini...

Kapının arkasında öcü var!

  Kapının arkasından öcü, dolaptan hayalet, yatağın altından canavar çıkacağını sanıp yorganın altına büzüştüğümüz çocukluk günlerini nasıl unuturuz! Gülümseyerek hatırlıyoruz. Şimdi, hayali ya da gerçek, en büyük korkularıyla baş etmesi için çocuğumuza destek olma sırası bizde.     Korkuları çoğu zaman mantıksız ve gerçek dışı görünse de, çocuklar için dünya gerçek ve hayal ürünü tehditlerle doludur. Anne babadan ayrılmak, karanlıkta uyumak, odayı basan öcüler… Bazı kaygılar, çocuğun dikkatli olmasını sağlayarak güvenliğine hizmet ettiği için sağlıklıdır. Hatta bebek içgüdüsel olarak düşmekten ve yüksek seslerden korkar.   Korkuların çoğu çocuğun büyümesiyle kendiliğinden yok olur. Ancak sürer ve çocuğu tamamen etkisi altına alırsa, üstesinden gelebilmek için çocuğunuz yardımınıza ihtiyaç duyacaktır.   2-3 YAŞ EVRESİ   Bu yaştaki çocuk alışkanlıklarına son derece bağlı olur. Alışılmışın dışında herhangi bir görüntü ya da ses paniğe kapılmasına neden olabilir. Aniden çalıştırılan elektrik süpürgesi bile korkmasına yol açabilir, çünkü çevresini tanıdığı halde henüz neler olup bittiğini tam olarak anlayamaz. Elektrik süpürgesinin evi temizleyip tozları içine çektiğini bilse de, kendisini de içine çekmeyeceğinden emin olamayabilir. Bu yaştaki çocukların korkuları yaşanılan kötü bir tecrübeyle filiz verir. Örneğin, yaş gününde aniden patlayan balon yüzünden korkup ağlayan çocuk ondan sonra tüm balonlardan korkabilir.   Uzman önerile...

Kalsiyum Neden Önemli?

  Çocukluk çağında bol çeşitli ve dengeli beslenme sadece büyüme açısından değil, yetişkinlik hatta yaşlılık dönemlerinde sağlıklı bir yaşam geçirmek için gerekli. Kemik gelişiminde önemli bir yeri olan kalsiyum, dengeli ve yeterli beslenmenin önemli adımlarından biri… Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Yardımcı Doç.Dr. Sibel Özilgen çocuklarda yeterli kalsiyumun alımının neden önemli olduğunu açıklıyor. Kafeinli içeceklerin çocuklar tarafından tüketilmesi hiçbir zaman önerilmemektedir. Kafeinin vücutta kalsiyum emilimini düşürdüğü gerçeği bunun nedenlerinden sadece bir tanesidir. Gelişme çağının sonlarına kadar vücut kalsiyumu güçlü kemik yapısı oluşturmakta kullanır. Yeteri kadar kalsiyum almayan veya çeşitli nedenlerle vucudunda kalsiyum emilim problemi yaşayan kişilerde kemik erimesi, kemiklerin kolay kırılması ve diş çürümesi gibi problemler görülür. Kalsiyum ayrıca kasların kasılması, sinir sisteminin sağlıklı çalışması ve bazı hormonların fonksiyonları için de gereklidir. Vücut bu fonksiyonları yerine getirmek için yeterli kalsiyum bulamadığında, kemiklerdeki kalsiyumu kullanmaya başlar. Yapılan bilimsel çalışmalar doğrultusunda büyüme tamamlanana kadar değişik YAŞ GRUPLARINA GÖRE GÜNLÜK KALSİYUM İHTİYACI şöyledir: 1-3 yaş arası: 500 mg 4 – 8 yaş arası: 800 mg 9 – 18 yaş arası: 1300 mg Doğru ve dengeli beslenmek sağlıklı bir bireyin gereksinim duyduğu besinleri yeterli miktarlarda alabilmesi için temel unsurdur. Kalsiyum için de en önemli kaynak yiyeceklerdir. Yukarıda verilen değerler gözününde bulundurularak, farklı gıda gruplarından oluşa...

GÜNDE BİR ELMA KADINLARIN KOLESTEROLÜNÜ DÜZENLİYOR

  Her gün bir elma yemek  kolesterol seviyelerini düzenliyor. Günde bir elma tüketmek kötü kolesterolü düşürerek iyi kolesterol seviyesinin yükselmesine ve bu sırada kilo alınmamasına yardımcı oluyor.      6 ay boyunca günde 75 gram kuru elma tüketmek kötü kolesterolün %23 oranında azalmasını sağlıyor. Buna karşılık iyi kolesterol seviyeleri de %4 oranında artıyor.   Elmanın kadınların sağlığı üzerindeki etkisini görmek için yaşları 45 ile 65 arasında değişen 160 kadın incelendi. Katılımcılar 2 gruba ayrıldı ve bir gruba bir yıl boyunca her gün 75 gram kuru elma diğer gruba ise başka bir kuru meyve verildi. Tüm katılımcıların 3. ayın, 6. ayın ve 1 yılın sonunda kan örnekleri alındı.   Bir yıl bittiğinde kuru elma yiyen gruptaki kadınların kötü kolesterol seviyelerinin diğer gruptan daha düşük olduğu görüldü. Uzmanlar kuru elma yiyen grubun taze elma yemeleri durumunda da benzer sonuçlar görüleceğini açıkladılar. GÜNDE BİR ELMA KADINLARIN KOLESTEROLÜNÜ DÜZENLİYOR

Gökkuşağının Renkleriyle Besleyin!

  Başlığımızı okuyup, “Nasıl yani? Gökkuşağı modeli de nedir ki?”  diyenlerdenseniz, sebzelerden ve meyvelerden bahsettiğimizi söyleyebiliriz. Çocuğunuza renkleri, besinlerle birlikte öğretirseniz bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Şimdi kendinize günlerden ve beş ana renkten oluşan bir haftalık plan yapın, yazımızı okuyun ve sonrada işe başlayın. Konuyla ilgili Diyet ve Beslenme Uzmanı Gonca Güzel bizleri bilgilendiriyor. Sağlıklı beslenme için üç ana-üç ara öğün yemek önemlidir. Büyüme çağında ara öğünlerde de süt, ayran, meyve suyu, peynirli ekmek vb. besinlerin tüketilmesi uygundur. Sağlıklı bir yetişkinlik dönemi için sağlıklı beslenmeyi çocuk yaşlardan öğrenmek ve uygulamak gereklidir. Bu konuda aileye ve okula çok sorumluluk düşmektedir. Çocukların sağlıklı beslenmesi için hem aile hem okul seferber olmalı ve bu konuda onlara sağlıklı imkanlar ve olanaklar sağlamalıdır. Çocukluk döneminde; çocuğun aileden koptuğu ve eğitim hayatına başladığı OKUL ÇAĞI DÖNEMİ çok önemlidir. Okul çağı 7-12 yaş arasıdır. Bu dönem, adölesan dönemine göre oldukça sakin, sınırlı değişimlerin olduğu bir zamandır. Bu dönemdeki çocuklarda fiziksel büyüme devamlı, ancak yavaştır. Okul çağında olan çocuk, bir yandan olgunlaşırken; diğer yandan motor becerilerini kazanır. Bu sürecin sonuna doğru önce kızlar sonra erkekler ergenlik dönemine ulaşırlar. Büyüme süreci, önemli miktarda enerji ve yeni dokuların yapımı için daha fazla miktarda proteini, mineralleri ve vitaminleri gerektirir. Tüm enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli karşılanabilmesi için okul çocuklarının tüketmeleri gereken besinle...

Göğüsleri Dolgunlaştıran Besinler

  Hisar Intercontinental Hospital Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Özdemir daha dolgun göğüslere nasıl sahip olunabileceği hakkında şu bilgileri veriyor. Gelişmemiş, yeterli büyüklüğe ulaşmamış meme dokusu, çeşitli hormonal düzensizliklerle ‘içi boşalmış’, sarkmış meme görünümü ya da asimetriler kadınlarda şikayete neden olarak özgüven kaybı yaratabiliyor. Bu problemleri olan kadınlar çeşitli yiyeceklerle kendilerine terapi uygulayarak, egzersiz ve masaj ile göğüs dokularını büyüterek güzelleştirebilirler. Kadınlık hormonu olan östrojenler meme büyümesine yardımcı olurlar. Ergenlik çağında ve hamilelik sırasında olan meme büyümesi ve gelişiminin önemli bir kısmı bu hormonlar sayesinde gerçekleşir. Bu nedenle östrojen hormonlarının vücutta artmasını sağlayan yiyecekler, meme büyümesinde de ekili olur. Bitkilerde bulunan fitoöstrojen adı verilen maddeler vücudumuzdaki doğal östrojen benzeri moleküllerdir. Teorik olarak bunları içeren yiyeceklerin tüketilmesi meme gelişmesine katkıda bulunur.   Büyük göğüsler istiyorsanız bu besinleri tüketin! Günümüzdeki bilim ve teknolojinin sağladığı imkanlar doğrultusunda en kesin ve kalıcı meme büyütme yöntemi estetik cerrahidir. Özellikle meme dokusu vücuduyla orantısız şekilde çok küçük, hamilelik ve doğum sonrası ‘memelerin içinin boşalması’ ve sarkma şikayeti olanlarda silikon meme protezleriyle meme büyütme ameliyatı kaçınılmaz cerrahi seçenek olarak önümüze çıkar. Meme dokusunun şekli ve büyüklüğü genetik olarak ve çeşitli hormonların etkisiyle belirlenir. Bilimsel olara...

En Etkili Çatlak Tedavileri

  Neredeyse her 3 kadından birinde görülen deri çatlakları, sık sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkıyor. İstanbul Medipol Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Hülya Güçlüer Nacar, deri çatlakları ya da striaların bir çeşit skar dokusu olduğunu belirterek, dermis denilen derinin orta tabakasının yırtılmasından oluştuğunu belirtiyor. Striaların rengi ve derinliğinin zamanla azaldığını fakat tamamen kaybolmadığını belirten Dr. Hülya Güçlüer Nacar, “Normal deride %80 kollajen ve %4 elastik fiber mevcuttur. Strialarda kollajen parçalanması ve elastin hasarı oluşur ve çatlak ellendiğinde sanki o bölgede deri yokmuş hissi alınır” dedi. 2 çeşit strianın mevcut olduğunu açıklayan Dr. Hülya Güçlüer Nacar,  şöyle devam ediyor: “Deri çatlakları gebelikte, ergenlikte, vücut geliştirmeye çalışanlarda, hormon tedavisi görenlerde ya da bazı ilaçların yan etkisi olarak oluşabilir. Strialar vücudun tüm bölgelerinde görülebilir. Fakat en sık yağ miktarının fazla olduğu vücut alanlarında kendini gösterir. En yaygın karın, göğüsler, üst kollar, sırt, baldırlar, kalçalarda karşımıza çıkar. Kadınlarda daha sıktır. Kadınların % 75-90’ında hamilelikleri sırasında bir miktar deri çatlağı oluşmaktadır.” Striaların hayati risk oluşturmayan ve vücut fonksiyonlarını etkilemeyen deri lezyonları olduğunu da hatırlatan Dr. Hülya Güçlüer Nacar, şunları kaydetti: “Bununla beraber hastalar tarafından kabul edilebilirlikleri azdır. Striaların tedavisinde pek çok yöntem denenmiştir. Çünkü stria yüzde yüz düzelebilen bir durum değildir. Tüm skar dokularında olduğu gibi hangi y&...

Eğlenceli ve Besleyici Bir Beslenme Çantası

  Çocuğum okulda ne yiyecek, ne içecek? Kantinlerdeki abur-cuburlardan onu nasıl uzak tutacağım soruları ailelerin kafasındaki en büyük soru işaretlerinden biri. Esteworld Plastik Cerrahi Hastaneleri Uzmanlarından Diyetisyen İpek Ağaca Özger, ailelere eğlenceli bir o kadar da sağlıklı beslenme çantaları öneriyor. Çocukları okul kantinlerinden ya da okul sonrası hamburgercilerden uzak tutmanın yolu, onlara sağlıklı ve keyifli beslenme çantaları hazırlamaktan geçiyor. Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger, sağlıklı ve eğlenceli bir beslenme çantasının sağlıklı gelecek için büyük bir adım olacağını belirtiyor. Uzm. Diyetisyen Özger, beslenme çantasının önemini şöyle anlatıyor: “Çocuklarınızın daha dengeli öğünler tüketmesi için beslenme çantasına konulacak besinlerin doğru seçilmesi çok önemli. Protein, karbonhidrat ve yağ dağılımı; yeterli vitamin ve mineral içerip içermediği; besin gruplarının dengesi beslenme çantası menülerini planlarken dikkat ettiğimiz noktaların başında geliyor.” Beslenme çantaları çocuklar için keyifli, kolay taşınabilir olduğu kadar, anne babalar için de pratik olmalı. Beslenme çantasının önemini bilip de beslenme çantasına ne koymanız gerektiğini bilmiyorsanız işte size hem besleyici hem pratik beslenme çantası önerileri. Pazartesi: Cam kasede neşeli yoğurt (Yoğurdu, marketten almak yerine, evde mayalanmış 3 kaşık yoğurdun içerisine 2 adet badem ve 1 adet şeftaliyi dilimleyerek bu neşeli yoğurdu hazırlayabilirsiniz. Şeftali yerine, 1 avuç çilek de kullanabilirsiniz.) Salı: 5 renkli mini sandviç (Peynirli, kuru domates, marul ve cevizli mini sandviç) 1 adet taze kayısı Çarşamba: Yulaflı ...

Çocuğunuzun Bağışıklığını Bal İle Güçlendirin

    Bal doğanın ürettiği eşsiz lezzetlerden biri… İçerdiği vitamin, mineral ve enzimlerden dolayı doğal bir şifa kaynağı ve değerli bir besin öğesi. 1 yaşından sonra çocuk beslenmesinde önemli bir yeri olan bal, özellikle kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarından korunma ve tedavisinde de yer alıyor. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz Öztürk çocuklarda bal tüketimi ile ilgili önemli bilgiler veriyor. Zengin içeriği ile özel bir besin kaynağı olan bal çocuklar için de çok önemlidir. Sindiriminin kolay olması, içeriğindeki yararlı maddeler sayesinde sakinleştirici bir özelliğe sahiptir. Daha başka faydaları da vardır ama çocuklarda dikkatli kullanımı gerekir. Bağışıklık sistemi için bal   Vitamin, mineral, aminoasit, enzimler gibi pek çok yaşamsal maddeyi içeren bal, sindirimi kolaylaştırması, iştah açması ve gelişme bozukluklarında vücudun toparlanmasına yardımcı olması nedeniyle çocuk beslenmesinin vazgeçilmezidir. Yüksek mineral içeriği nedeniyle özellikle çam balı, çocuklarda demir eksikliğinin giderilmesine katkı sağlar. Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler ve stresin olumsuz etkilerinden korur. Okul döneminde çocukların algılarını açık tutmalarına ve konsantrasyon sağlamalarına yardımcı olur. Ayrıca bağırsak mikroflorasının iyileşmesine olan etkileri  nedeniyle her yaş grubunda kabızlığın önlenmesinde de   yardımcı olur. Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Araştırmalarda bal tüketen çocukların büyüme ve gelişme hızlarının daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Balın süt ve süt ürünleriyle karıştırılması öksür&u...

Çalışan Anne Adaylarının Dikkat Etmesi Gerekenler

  Çalışan Anne Adaylarının Dikkat Etmesi Gerekenler!   beğen Hamileyseniz ve henüz işinize ara vermediyseniz sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek için beslenme düzeni ve kıyafet gibi konulara mutlaka dikkat etmelisiniz. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tolga Ergin, çalışan anne adaylarına sağlıklı ve rahat bir hamilelik dönem için önerilerde bulundu. Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin Sağlıklı ve kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek için özellikle çalışan anne adayları beslenme alışkanlıklarını tekrar gözden geçirmelidirler. Temel besin maddeleri olan et, yumurta, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri, sebze-meyve ve tahıllardan yeterince alınmalı, şeker ve yağ dengesi iyi ayarlanmalıdır. Şeker ve yağ miktarı yüksek gıdalar besleyici özellikleri düşük ve kalorileri çok yüksek gıdalar olduğu için sınırlı ölçüde tüketmesi gerekir. Fındık ve ceviz gibi kuruyemişler de yüksek kalorili olmamaları ve antioksidan etkileri nedeni ile iş ortamında sınırlı olmak üzere tüketilebilir. 3 ana 3 ara öğün sistemi uygulayın Anne adaylarının günlük kalori ihtiyaçları diğer kadınlara oranla 300 kalori daha fazladır. Kadınların normal beslenme düzenlerine hamilelikle birlikte 20 gr protein, 15-20 mg demir ve 500 mg kalsiyum eklenmelidir. 3 ana 3 ara öğün olmak üzere en az 6 öğün beslenilmelidir. Sıvı gıdaları ve özellikle suyu gebelik öncesine nazaran daha fazla tüketmek gereklidir (en azından 2 litre/gün). Kahve ve çayın günde 2 fincandan daha fazla tüketilmemesi önerilmektedir. Ara öğünlerde lifli ve kepekli besinler sindirim sistemi için...

Kışın Evde Yapılabilecek El Bakımı

  Kışın soğuk rüzgarlar, don, kuru hava gibi faktörlerden elleri korumak zordur. Bu şartlara maruz kalan eller kurur, çatlar ve pul pul görünmeye başlar. Evoria.com; yumuşacık ellere sahip olmak isteyen kadınlar için, pratik bakım önerilerini açıklıyor... Papatya, sandal ağacı, fındık yağı, hindistan cevizi içerikli el kremlerini kullanın Ellerinize kendi kendinize bakım yapmak için 50 ml gülsuyu içine, 1 çay kaşığı gliserin ekleyin. Ellerinize uygulayın ve yarım saat bekleyin. Sonra ılık su ile yıkayın. Eğer ellerinizin karardığını düşünüyorsanız, cilt renginizi açmak için biraz limon suyu ilave edebilirsiniz. Evde uzun uzun uğraşmak istemezseniz, çözüm, el kremleri. Evoria.com elleriniz için papatya, sandal ağacı, fındık yağı, hindistan cevizi içerikli el kremlerini kullanmanın daha iyi sonuç vereceğinin altını çiziyor. Kaloriferli evlerde, peteklerin üstüne bir tas su koyarak evin havasını nemlendirmeniz de elinizin ve tüm cildinizin kurumasını engeller. Banyodan sonra ellerinize ekstra bakım uygulayın Özellikle banyo sonrası ellerinizi şımartmak için en uygun zamanlar. Banyodan çıkar çıkmaz ellerinizi kremlemeyi unutmayın. Eller için hazırlanmış özel kremlerle masaj yaparak, hem yumuşamasını sağlayıp, hem kan akışını düzenleyebilirsiniz. Yağlar ile nem kazandırabilirsiniz. Cilt hala nemliyken, vücut losyonu ve kremler uygulamak, nemin cilde nüfus etmesini kolaylaştıracaktır. Banyo sonrası en ideal yağlar ise susam tohumu yağı ve saf badem yağıdır. Sabun içermeyen duş jeli kullanın Evoria.com, kış aylarında sabun içermeyen duş jelleri kullanmanın önemli olduğunu söylüyor. Çünkü sabun cildi çabuk kurutur. Hafif gliserin içeren sabun kullanabilirsini...

4-5 Yaş Çocuk Beslenmesi Nasıl Olmalı?

  4-5 yaş arası aynı zamanda okul öncesi dönem olarak da adlandırılabilir. Kazanılan doğru beslenme alışkanlılarının yerleştiği bu yıllar, okul dönemindeki yeme davranışlarını da etkilediği önemlidir.  Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Ayça Ilıca Murat bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba  ve aile büyüklerinin önemli birer örnek olduğunu belirtiyor. Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır. Bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır. Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır. Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez-bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya  börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır. Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat, protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği,  bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek ...